Monday, June 14, 2010

öle diil böle güzelim.....

Bundan yine yüzyıllar önceydi biriyle tanıştım.Adı lazım ama sölemiycem.Benim için özelden de fazla bişileri ifade eden birisi birazcık bahsetmek istiyorum ondan sizlere.O sizin iyi mi kötü mü olduğunuzu bilmez ama durumunuz neyi gerektiriyosa öle davranır.O sizin trilyoner mi yoksa fakir mi olduğunuza bakmaz yanınıza gelir sizinle konuşur.O sizi orta sınıfa koyar.Siz ya azalır ya artarsınız.O sizden bişi isterken yüzü bi değişir biraz sevimli biraz yaramaz bi ifade alır.O öle bi isterki sizden.Siz şüpheye düşersiniz acaba O'nun istediği şey gerçekten sizin mi yoksa O'nun mu diye.O sadece bi gülümsemesiyle dünyaları değiştirebilir.O eğer günündeyse pes'te sizi yenebilir.O eğer günündeyse yani başı ağrımıyor veya bi sorun hakkında düşünmüyor ve canı eğlenmek istiyorsa.Sizi farkettirmeden eğlendirir.O sizin eğlenerek yaptığınız birşeyden eğlenebilir ve bu sizi yakınlaştırabilir.O sizi sürekli dinler taki sizden alıcak bişi kalmayana kadar.O size sürekli bişiler anlatır taki size verebiliceği bişeyi kalmayana kadar.O alırken de verirkende sınırları zorlayabilir.O göründüğünden daha güçlüdür.O göründüğünden daha kırılgan.O göründüğünden daha yakışıklıdır(ama bunu onun suratına hiç sölemedim).O göründüğünden daha düşüncelidir.O bitanedir o.sanırım biraz bilgi sahibi olduğunuz O nun hakkında.şimdi gelelim asıl meseleyeee.....




Geçmiş yazılarımı okuyanlar bilir bilkenti hep bi düşman olarak görürdüm kendime.Ve şimdi O bilkenti yendi.O benim dostum.O benim kardeşim.O benim için bitane olan insan bilkenti yendi.....bundan aşşasını 18 yaş altı okumasın lütfen.Evet küfür edicem ve bilkentle özel olarak konuşucam.....








Oldu mu a.ına soktuğum haa oldu muuu ? taktik dediğin böle olur işte ben dikkatini çektim O da seni yendi şimdi O da gidiyor bende gidiyorum yaaa kendini çok mu büyük sandın yaaa y.rraaaakk kafalı japon askeri seniiiiii.Adamın ağzına böle korlar işte.Kendini bi b.k sanmaya devam et sen.BİZ seni YENDİK.....




Saygılarım O saygı değer insan(M.A.A)a gelsin......




Saygılarımla.....Toprak Türk.....

Monday, April 26, 2010

sakın

Hayatta bazı şeyleri yaşamış gibi yaptım.Bunun kötü bişi ya da iyi bişi olduğunu sölemiyorum ve tartışmaya da kapalıyım.Sadece sorgusuz yaparım.Hoşuma gittiği için diyebiliriz.Bazıları iyi bazıları kötü şeyler.Ama bunları yapmam da en büyük içimi rahatlatan şey empati duygum.Sizle paylaşmak istediğim şey de şu.Ne kadar empati yapabilirseniz yapın.Ne kadar kendinizi zorlarsanız zorlayın gerçek olan bişeyi yaşamakla empati yapmak arasındaki farkı yaşamadan anlamazsınız.Sakın hayata güçlü olduğunuzu sölemeyin.Öle hissetseniz bile.Yıkılmazsınızdır belki ama bunu hayata sölemeyin çünkü sizi yıkmak için o kadar büyük silahları var ki.Yaşadım gördüm.Görmek bazen çok güzel bazen çok kötü.Siz siz olun sakın hayata gücünüzle artislik yapmayın.

Önceki gibi yazılarımı hayatımın akışını başka dünyalarda anlatış şeklimi bi süreliğine bıraktım.Yani bi süre daha yazı yazmayacağım psikolojim düzelene kadar.Beni okuyan ve okuduklarımdan bişiler alabilen kim varsa.Özürümü kabul edin.ya da kabul et.Zor zamanlar geçiriyorum.....saygılarımla

Saturday, February 20, 2010

küçüktüm.....

Küçükken tek derdim şeker almak değildi benim.Evimizin mutfağının baktığı bi boşluk vardı böle hep top onardık orda hiç bi zaman futbolda iyi olmamışımdır ama arkadaşlarım beni severdi ve çağırırlardı belkide onlardan 1 2 ve ya 6 yaş büyük olduğum için evet arkadaş sırasında yaşı önemsiyenlerden olmadığım için çok mutluyum.Arkadaşlarımın çoğu nerdeyse top cambazı denilebilicek nitelikteydiler ben 6 dan fazla top sektiremezdim bile şimdide en fazla 10 dur herhalde uzun süredir top sektirmiyorum.Nedenini bilmem galiba futbola olan ilgisizliğim.İlgimi küçükken de hep kızlar çekerdi belki de yapılmayanı yapma alışkanlığım biraz da burdan geliyor.Çevremde ya da çevremde olmayan insanlar hep bi konu üzerinde fikirlerini ortaya sunuyorlar bazılarında birleşim bazılarında ayrım yaşıyorlar.Ama konular genelde aynı filmlerden duyduğum kadarıyla en azından bu konular para, aşk , kadın, erkek, futbol , araba , alışveriş, bide herkes kendini çok duyarlıymış gibi konuşulan deprem açlık vs vs gibi konular var.Benim bu aralarki en büyük konum okulum ailem.Okuldan atıldım.Ailem ayrılıyor.

ya ben küçükken en büyük düşüncem bi sonraki gün gol atabilme ihtimalimdi.....

Wednesday, February 17, 2010

Bana derdim var deme.....

Çoğunuzun bildiği üzere ben insanlara yardım etmeyi seven biriyim aslında ama bu görüşümü saolsun hayat denilen varlık değiştirdi.Evet artık insalara yardım etmeyi seven birisi değilim.Birde benim yardım anlayışım biraz farklıdır.Ben bazen birisini sırf selam vermeyi onunla konuşmayı bile iyilikten sayanlardanım tabi benden başka böle birileri varsa.Genelde karşılık beklemem adı üstünde iyilik bunun.Fakat benim iyiliğime sen ters tepki verirsen.Bunuda sana ödetirim.Neyse,Durumumu bilmiyenler ve anlamayanlar için bir kere daha yazmak istiyorum toparlama gibi düşün bunu.2005te bilkente girip 2006 da atılanlardanım tam yurtdışına gidicekken af çıktı diye sevinip geri bilkente dönenlerdenim 2009 oldu bu arada geçen süre.2010 da yeniden atılanlardanım.Ailevi durumu belli olmayanlardanım. Bana sorarsanız gerçekten boktan bi hayat yaşıyorum. Eğer diğer tüm yazılarıma bakarsanız en çok bunun noktalama işaretlerine dikkat ediyorum, çünkü ciddiye aldığım bir konu. Bir de şöle insanlar var benimle aynı zamanda bilkente girmiş, son sınıfta olup,internette msn dir face tir nette görünce selam vermezler sizden gelincede ters teperler.Evet çok sinirleniyorum böle insanlara yüzünün ortasına yumruğumu gömmek istiyorum sonrasında içim acıyacak biliyorum ama bunca sene hiç kalmadan son sınıfa gelebilmene rağmen benim bu kadar boktan bir durumda olduğumu anlayamayacak olman kendimde şüphe yaratıyor.Gerizekalı bile değilsin gerizekasızsın sen umarım bu bişileri değiştirir.Bana acı demiyorum ama konuşurken biraz daha dikkat etsen olmaz mı ? En azından bizim için. Diğer herkes ne düşünürse düşünsün ben dostlarıma gerekirse yumrukta atanlardanım. Yüzüne söleme cesaretim de var. Ama şu anda o kadar sinirliyim ki. Zıtlık yapmana tahammül edebilicek bir durumda değilim. Şu anda 5 saat derse girmek ve 5 saat işe gidebilmek için hayatımdan 10 yılımı verirdim ben. Sense şikayet ediyorsun. Sen bilirsin.....

Hadi rüzgar gel bi 7 de tur atalım.....

Wednesday, February 10, 2010

Yalan

Vee işte hayatın belkide en büyük gerçeklerinden birine geliyoruz.Yalan.Bakın baştan söliim tepki almak istemiyorum ve din karşıtı birisi değilim ama herkesin inancı kendine yani sonuç olarak Tanrı diye bahsettiğimiz sonsuz bilgelikteki ve sonsuz yücelikteki varlığın %100 kanıtı yok demek istediğim şey 6 milyardan fazla insan gerçekten bir yalana inanıyor olabilir neyse.Sadece yalanın aslında bi çok şeyin üstünde olduğunu göstermek için verdim yukardaki örneği.Yalanın benim hayatımdaki yerinden bahsedicem sizlere.Öncelikle azcık ta kendimde mi bahsetsem ki ? ya da neyse o kadar yazıyı okuyan beni tanır mı ki ? Acaba o kadar yazının hepsi koca bir yalan mı ?hı hı hepsi koca bi yalan mı ? bilinmez....neyse sonuç olarak ben aslında yardım etmeye hevesli biriyimdir eğer imkanım varsa şu anda bunu okuyan sen gibi bende sevdiklerime yardım etmeyi isterim okurken ne kadar rahat ve hayalinde düşününce ne kadar kolay gibi diil mi mesela bi aradaşının evi taşınırken senden yardım istese gitmez misin ? en fazla 3 saat boyunca onu indir bunu yükle yapıcaksın sonunda belki bi ödül bile kazanabilirsin.Yaparsın yaparsın biliyorum.(noluyo bana ya ben konuşmam ki okuyucuyla....) yalan a dönmek istiyorum.Yalan benim dünyamda kesinlikle var olması gereken birşeydir.Bi noktaya dikkatinizi çekicem sadece sölediğim yalanlar tanrı örneğindeki gibidir.Yani tanrı yoksa herkes üzülcek ya da sevincek mi ? bence kimse üzülmiycek ya da sevinmiycek en azından kolunuz kırılsa daha çok üzülür ya da herhangi bi lotondan en çok paranın bi azını kazandığınızda daha çok sevinirsiniz diye düşünüyorum.Benim yalanlarımda böle hani bi gün size yalan sölediğimde bunun gerçeğini bulduğunuzda bu sizin hayatınızda nerdeyse hiç birşeyi değiştirmez mesela adım ? çok mu önemli ? yaptığım iş ? senin hayatına var mı bi katkısı? geçmişim? doğru bilsen ne ? yanlış bilsen ne ? anlatabildim mi ? genelde böle yalanlar ve hep sölerim....kendi sebeplerim var.....genelde kişilerin arasını düzeltmek için ya da istemediğim durumlardan kaçmak için sölerim yalan.bi yere gitmem gerekiyor yerine ortama girmeden düşünürüm şöle olursa böle böle olursa şöle yaparım diye ona göre bi giriş bulurum en alakasızda olsa "geçen lasgevastaydık" gibi bi kullanımdan yola çıkıp sıkıldıysam hadi benim gitmem lazımı bi şekilde yalanla bağlarım......


Bu defa bağlıyamıyorum.Gideri, geliri, eğrisi, doğrusu yok.(çok özür dilerim) assiiktir gerçeği söledim.Diz kapaklarımın arkasından dirseklerime kadar tüylerim diken diken oldu.Daha ben bile emin değilken gerçeği söledim.Ve istemediğim durumdan kaçamaz oldum.Hayat insanı bu hale mi getiriyor?Gerçekten birine yardım edemicek durumdaysan bile dur şunu hallediyim gelirim demek yerine yok abi yardım edemem mi geliyor ? bunun başka bi yolu olmalı bi çıkış yolu olmalı mesela köprüden önceki son çıkış ya da ya da ya da hiç istemiyorum ama acil çıkış olmak zorunda çünkü hayatımı yalanlarla değil yalan söliyerek kurdum ben gerçeklerin etrafında dönen yalanlar kimseye olayın fazlasını anlatmamak benim özelliğim muhabbetimi bilenler bilir ben lafı uzatmayı sevmem bi olay vardır direk sölerim şöle yapmam:

--offff

- hayırdır nooldu ?

-- offfff dayım

- olm nooldu sölesene

--dayım gitmiş adam vurmuş sonra yakmış mı naapmış

- olm saçmalama olur mu öle şey doğru düzgün anlatsana

--vs vs uzaaar gider bu böle

demek istediğim böle değilim sölediğim şey %70 yalandır ama gerçeğe en yakın yalandır ve gerçeklik payıda vardır %40 ta olsa vardır.meselaa

-babam arabamı benden alıcak(%40 ihtimalle alıcaktır ama benden almasının asıl gerçekliği bana kızgın olmasıdır bunu zaten anlarsın en azından ben seninle konuşurken seni bu kadar zekisindir diye tahmin ederek konuşuyorum değilsen konuşmayalım).

sonuç olarak yalan benim hayatımdadır yalanları severim hayal kurmakla kendine yalan sölemek arasında çok büyük bi fark görmem.Tanrı örneğini verebilirim yine burda.Ve sevgililere olan yalanlar.Sen çok tatlısından tut sensiz yaşıyamam.ama ayrılınca zaten kaşardı.hangisi gerçek hangisi yalan o insanı tanıyarak bilebilir miyiz ki ?zannetmiyorum.Kendimle çelişkiye düştüğüm her zaman yalan söledim birilerine ve çelişkimi unutup yoluma devam ettim çünkü sölediğiniz her yalanı hatırlamak zorundasınızdır.Ona göre davranmak zorundasınızdır.Mesela adınızı farklı sölediniz örneğin adınız ayşe ama siz fatma sölediniz biri size fatma dediğinde bakmalısınız diyelim ki bakmadınız ama farkettiniz size seslenildiğini dalmış gibi yapmalısınız yalan sölemek kolaydır derler hayır yalan sölemek zordur.Yalan sölerken dikkat edin ve şu tarz yalanlar sölemeyin.

bi damat adayına kız tarafı sorar:

-oğlum içki kullanır mısın ?

--hayır efendim.

-oğlum sigara kullanır mısın?

--hayır efendim.

-oğlum uyuşturucu filan kullanır mısın?

--hayır efendim.

-oğlum kumarın var mı peki ?

--hayır efendim.

-oğlum senin hiç mi kötü özelliğin yok ?

--biraz yalan sölerim....

Kemalettin Rüzgar'a saygılar ve sevgiler.....

Wednesday, January 27, 2010

ya bi gidin işinize.....

Derler ki baharda hertaraf aşk kokarmış..peki kabul...hatta önce tomurcuklanırmış ağaç ya....zaten bu aşk dedikleri şeyi herşeye benzetiyolar garibimin bi kendi kalıbı yok neyse....tomurcuklandı mı abi sonra insanların gözlerinde ışıltılar saçmaya başlıyo nasıl bişiyse böle hayat insanlara daha bi güzel daha bi çekilebilir geliyo insanlar daha iyi geliyo çocuklar daha sevimli arabalar daha temiz.Sokaklar ayrı bi doğal hani doğal ama orjinal de aynı zamanda insanlar hepsi ne güzel ya bahar gelmiş.yeni yeni kuşlar cıvıldıyor off mükemmel ya elele iki tarafı ağaçlı bi yoldan yanında sevgilin varken yürüyorsun....Bi bakmışsın yaz olmuş tomurcuklanmalar artık büyümüş hemde kocaman kocaman olma yolunda öle sağlam ilerliyor ki bitmez sanıyosun içinde korku bile yok ya o kadar iyisin yani tatillere gidiliyo her gece dışarı çıkılıyo alkol ekleniyo gülünüyo eğleniliyo derken yaz tüm hızıyla sürüyo şarkılar sevgililere hitap ediliyo tüm şarkılar onu anlatıyo yokluğunda sesiyle yetinmeye çalışıyorsun eğer o gece yalnızsan sabah olsada onu görsem diye uyuyosun sabah oluyor kahvaltıdan sonra saçını başını düzeltip kendini onun yanında güzel hissetmek için bakımını yapıp haberleştiğiniz yerlere gidiyosun belki ilgi görmek için biraz trip atıyosun ilgi geliyo şımarıyosun bi kız ya da erkekten onu kıskanıyosun davranışların değişiyo yaz sonuna gelinmiş hava hala köpek gibi sıcak.Kıskançlığın sana olan ilgiyi arttırdığını görmüşsün daha da kıskanmışsın unutarak şu lafı "fazla kıskançlık aşık usandırır" yok ya öle diildi ama bu lafta oldu bence.Bi de bilmezler sevgililer sonbahara beraber girilmeeezzz.İlla bi ayrılık olcak hani onsuz yaşıyamam lafı hani bi daha öle sevmicemler vardır onsuz yaşayabildiğini ilk banyodan sonra aynada bornozla burnundan akan suyu temizlediğinde fark edersin bak onsuzda nefes alabiliyosun.Sonra arkadaş arasında yayılan bu ayrılık izleri başlar karşı tarafa küfretme sedromu olarak adlandırırım.Yok zaten şöleydi yok zaten böleydi poposu küçüktü çenesi büyüktü bıdıbıdıbıdıbıdı ne gerek var ki konuşmaya bitti ama yedirememek ve en anlamadığım trip "ben ayrıldım" fark eder mi kimin ayrıldığı iki tarafta bi şekilde tek kalıyor.Üzerine onca acı cabası ve acıların bıraktığı derin derin yaralar sonbaharın bitimine doğru başlar havalar iyice soğumuştur bazıları hemen hasta olur daha çok ilgi bekler daha azını görür ve bu yaralarını arttırır.Ve kış gelir genelde her kışın sonu bahar derler niye kış kötü bişey mi ? Ya bi gidin işinize....kış olmasa o kadar kar yağmasa tüm onca çekilen acının bıraktığı izleri ne örtücek ki ?yeni bi bahara kadar ?evet her kışın sonu bahar ama bahara hazırlıyan kışı üzmek olmaz yoksa yaralı çok insan dolaşır etrafta be.....saygılarımla.....

Sunday, January 17, 2010

Ve senn.....

Kaç yüzyıldı hatırlayamadım.Aslında galiba baya oldu.Ya da neyse zamanın çokta önemli olmadığı bir yerdeyiz aslında.Biraz egomu tatmin edicem bu defa.Bilirsin "bak demiştim ben sana" demeyi nasılda çok severim değil mi?Kardeşş!!.Yine karşılaştık.Biraz değişmişsin ama dediğim gibi biraz.Ben de değiştim tabiki de.Hemde çok sandığından daha çok üzerime yolladığın tüm karanlıkları attım.Tüm sarılıklardan kurtuldum.Tüm beyaz tenlileri bi kenara ittim hayatımda.Tüm salakları bıraktım.Ama sen,sen başkasın acaba insan olsan neler sölerdin.Benim en büyük düşmanım sensin....şimdilik.Bu defa sende farkındasın yenicem seni.Biraz eskiye dönmek istedim sadece en sevdiğim renki hatırlar mısın ki ? dur bi ipucu veriim siyah.Beremi hayırlar mısın hani benden çaldığın.Siyahını buldum.Monster ı bilirsin.Artık Kartal var.Toprak hala aynı Toprak.Bildiklerimin azı hala aynı ama çoğu şeyi yeni öğredim ve seni yenmek için yeticeğini biliyorum.Güçsüzlüğünü bekliyordum sadece.Karşında var gücümle durup beni defalarca yıkmana rağmen pes etmediğimi gördüğünde ne düşünüceğini ve yüzünün alıcağı şekli görmek için her defasında kalktım.Dizlerim kanadı kalktım.Yüzüm çizildi kalktım.Ellerimi kırdın kalkamiim diye,bileklerimi kırdın.Yinede kalktım.Beynimde girdin yine kalktım.Ve şimdi burdayım.Bu ahlaksız oyunlara devam etmek günah.Uyan bak şimdi gerçek rüya başlıyor 2 gün kaldı dünya saatiyle benim satimle mi tahmini 1 ay var 24 gün filan işte sen ne dersen.Hayalini kurduğum yerleri geçtim.Tek bi engelim kaldı sonrasında herşey biticek.Herşey.....Ve senn.....koparıcam seni.....